Menü Kapat
Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm

En sevdiğim yazarlar arasında üst sıralarda olan Zülfü Livaneli’nin çok beğendiğim bir kitabından bahsetmek istiyorum; Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm

Her insan zaman zaman ikilemler yaşayabilir. Peki bağışlamak ya da öldürmek arasında yaşanırsa bu ikilem, o zaman ne yapmak gerekir? İşte bu eser kahramanımız Sami Baran ve arkadaşının gözünden, içinde bulunduğu ikilemlerden yola çıkıyor. Bunu anlatırken de Sami’nin geçmişte yaşadıkları, hayatındaki değişimler, psikolojik rahatsızlığı ve çevresindeki insanlarla yaşadıkları bir bir dökülüyor ortaya.

Sevgilisiyle evlenme hayalleri kurarken birden kendini siyasi bir mülteci olarak Stockholm’de buluyor kendini. Yaşadığı travmalar sonucu  psikolojik rahatsızlığı olan Sami,  tedavi olmak için gittiği hastanede, hayatının bu noktaya gelmiş olmasından sorumlu olan insanla karşılaşıyor. İntikam alma tutkusuyla içinde yanan ateş, az da olsa gücünü kaybediyor ve bu adama yakınlık duymaya başlıyor. Bunun en büyük nedeni de aynı dili konuşuyor olmaları, çünkü aynı dili konuşan insanlar birbirlerinin memleket özlemini az da olsa dindiriyor, birbirlerini anlamalarını, başkalarıyla anlaşmalarını sağlıyor.

Sami ve arkadaşlarının aklında son günlerini yaşamakta olan adamı öldürme fikri oluşuyor. Fakat bir türlü karar veremiyor Sami. Son kararı da iki farklı açıdan okuyoruz. Yani kitabımızın iki farklı sonu var. Birisi olmasını istediğimiz, birisi ise gerçekte olan.

Kitapta;

olayları Sami’nin arkadaşı anlatıyor bölüm bölüm. Fakat her bölümden sonra Sami aslında arkadaşının olayları tek yönüyle anlattığını düşünüp ‘el yazıları’ adı altında olayların iç yüzünü ve hissettiklerini anlatıyor.

Bütün bir hikaye boyunca da şunları sorgulamamız isteniyor: “Özlem, dehşet duygusunu bastırabilir mi? Ait olma duygusu nefretten baskın çıkabilir mi? Nefret unutulabilir mi?” Aynı zamanda kitaptaki olaylar da geçmişte Türkiye’de yaşanan olayları sorgulamamızı sağlıyor yani toplumsal bir kaygı güdüyor. Edebiyatın topluma bir etkisi olmazsa hiçbir anlamı kalmayacağını da ekliyor yazarımız.

Psikolojik açıdan gerçekten başarılı bulduğum bu roman aynı zamanda okuyucuyu içine çekmeyi de başarıyor. Kendinizi Sami’nin yanında arabada veya hastane koridorlarında hissedebilirsiniz.

Son Söz – Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm

bu kitabı okuyup paylaşmamı sağlayan en önemli yorumlardan birisiyle bitirmek istiyorum:

“Gerçek bir şaheser! Teknik ve psikolojik olarak mükemmel! Öldürmek mi bağışlamak mı ikilemini en iyi veren roman.”  Yaşar Kemal

Diğer Kültür Sanat Haberlerine ulaşmak için tıklayınız

Kargo dahil sadece 10 lira olan kitaplara göz atmak isterseniz tıklayınız

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

Posted in Genel Kültür