Menü Kapat
Korku

4 Mayıs 2019 da Kadıköy Theatron’da Korku adlı oyunu izledim.Bir süredir Stefan Zweig’in Korku adlı kitabına rastlıyordum fakat okuma fırsatı bulamamıştım. BursKumbaravan sayesinde öykünün uyarlanmış tiyatro oyununu izleme şansı buldum.

Oyunu kısaca özetleyecek olursam oyunda dört karakter var fakat oyun  Irene ( Zeynep Aytekin) adlı evli ve çocuklarıyla yaşayan, güzel bir kadının etrafında gerçekleşen olayları anlatıyor. Fritz (Kerim Urun)  , Irene’in kocası ve saygın bir avukat, son günlerde işlerin oldukça yoğun olması sebebinin arkasına sığınıp  karısıyla ve çocuklarıyla ilgilenemeyen, kariyerine önem veren bir adam olarak karşımıza çıkar. Eduard (İsmail Bilgili)  ise Irene’nin kendini yalnız hissettiği bir dönemde Irene’nin yanında olur ve ilişki yaşamaya başlarlar. Elsa (Asena Yıldırım) ise Eduard’ın kız arkadaşıdır.

Oyunda Irene’in gözünden kendi yaşamını, kocasıyla olan birlikteliğini, kendini değersiz ve önemsiz hissettiği zaman neler yapabileceğini, pişmanlıklarını, yaşadığı sahte mutluluktan en korku dolu olduğu  ana kadar seyirciye (en azından bana) tüm duyguları hissettirebilen, Irene karakteriyle bir bütün olmuş Zeynep Aytekin’in oyunculuğunu epey beğendiğimi söylemek istiyorum. Oyun sırasında bu kadar etkilendiğimin farkında değildim sonrasında düşündükçe ne denli etkilendiğimi fark ettim.

Erkek arkadaşının kendisini Irene ile aldattığını öğrenen Elsa’nın, Irene’i tehdit etmesiyle  Irene için korku dolu günler başlar. Irene kocasının kendisini aldattığını öğrenmesi ve onu affetmemesi korkusuyla Eduard’dan ayrılır fakat Elsa peşini bırakmaz ve ondan para koparmaya başlar. Irene bir yandan değişmeye çalışırken diğer yandan kocasına yalanlar söylemeye devam eder.

Bir süre Elsa ile karşılaşmak istemediği için dışarı bile çıkmak istemeyen Irene, sessiz bir şekilde sürekli düşünen neşesiz bir halde ve psikolojik olarak çöküntüdedir ve bu durum  Fritz’in dikkatini çeker ama neler olduğunu anlayamaz. Irene’in tavırları ve hareketleri kocasının  dikkatini iyice çektikçe Irene’in korkusu gitgide artmaya başlar. Irene tüm pişmanlığıyla içinde bulunduğu bu durumdan çıkmaya çalışır fakat Fritz’in şüpheli soruları onu iyice kapana kıstırır. En sonunda Fritz’in Irene’e felakete yol açacak ufak bir sürprizi vardır. Bu ufak sürpriz Irene’in yaşadığı sıkıntıların ve dibe vuruşunun sebebidir.

Son olarak; oyunun bulunduğu döneme bağlı olarak oyuncuların diksiyonları çok iyiydi, kostümler de aynı şekilde oyunun bulunduğu dönem kıyafetlerinin seçilmesi, kostüm renkleri güzel bir görsellik katmıştı.

Sahne daha dolu olabilirdi dekor biraz boş kalmıştı. Dekorun kostümlerle birlikte birleştiğinde oyunun tam olarak bir bütün olacağını ve izleyiciyi daha rahat bir şekilde içine çekebileceğini düşünüyorum. Seyretmenizi tavsiye ederim.

Diğer Bursiyer yazılarına gitmek için tıklayınız

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

%d blogcu bunu beğendi: