Menü Kapat
Kumarbaz

Kumarbaz kitabını okumaya başlamadan önce incelerken arka kapağında yazan bir bilgi kitaba olan merakımı daha da artırmıştı. Bu bilgi Dostoyevski’nin bu kitabı yirmi beş günde yazdığı, acelesi olduğu için de kendi yazmayıp bir stenograf tuttuğuydu.

Hatta daha sonra bu stenograf ile evlenmiş olduğu da yazıyordu.

Kitabı okuduktan sonra bu kitabın yirmi beş günde yazılmış olmasına rağmen bana diğer Dostoyevski romanlarından farklı hiçbir şey hissettirmemesi,akıcılığıyla,kendini içine çeken anlatımıyla Dostoyevski’nin ne büyük bir yazar olduğunu bir kez daha anlamama yardımcı oldu.

Kumarbaz – Kitaptaki karakterlere gelince;

tüm karakterleri çok sevdim. Özellikle babaannenin olduğu bölümlerde güldüğüm bile oldu.

Babaannenin huysuz ama bir yandan düşünceli oluşu,kendini kumara kaptırması,betimlemeler benim çok hoşuma gitti.

Ana karakter olan Aleksi İvanoviç’in Polina’ya olan tutkulu aşkı olayların gelişmesindeki en büyük etkenlerden,aşkı için yapamayacağı şey olmadığını defalarca dile getiren Aleksi Polina’ya köle olmuş hatta o isterse Şlangenberg’te kendini atabileceğini bile söylemişti.

Aleksi’nin akrabası olan General’in borçları babaannenin hayatta kalıp kalmamasıyla ilişkiliydi. Babaanne ölürse General borçlarını ödeyecek ve sırf miras için yanında olan Mlle Blanche ile evlenecekti. Ama işler sanıldığı gibi gitmedi.

Babaanne bir gün kaldıkları otele aniden gelince herkes çok şaşırdı. Rulet oyununu merak eden babaanne ile ana karakterimizin rulet maceraları başladı. Babaanne bilgi sahibi olmamasına rağmen şansıyla parasını katlamıştı. Fakat hırsına yenik düştü şansının sınırlarını da fazlaca zorladı ve elindeki tüm parasından oldu.

Babaannenin evine dönmeden önce;

Polina’yı da yanında götürmek istemesi ancak Polina’nın bunu reddetmesi üzerine Aleksi, Polina ile konuşup derdinin ne olduğunu öğrendikten sonra Polina’nın borcunu ödemek için rulet oynamaya karar verdi.

Zaten içinde bir kumar tutkusu olan Aleksi’nin diğer tutkusu olan Polina için oynaması garip duygulara itti onu. Kazandıkça hırslandı,bir amaç uğruna oynadığı aklından bile çıkmıştı artık. Tek isteği daha çok kazanmak, daha çok ilgi gösteren insanlar, daha çok paraydı.

Kumar tutkusu aşkının önüne geçmişti. Yüz bin ruble ve on sekiz kilo altın kazandıktan sonra Polina’ya koşan Aleksi beklediği tepkiyle karşılaşmayıp üstüne Polina’nın garip davranışlarına maruz kalınca ne yapacağını bilemedi. Polina otelden kaçtı, sonrasında onu aramaya çıkan ve eli boş dönen Aleksi paragöz olan Mlle Blanche ile yaptığı anlaşma sonrasında Paris’e gitmeye karar verdi.

Paranın bir kısmını Mlle Blanche’ye veren kalanları da birlikte harcayan Aleksi bütün parasının bitmesinin ardından Ruletenburg’a döndü. Orada yaşadığı kısa bir hapis sürecini paranın ödenerek çıkmasıyla atlattı. Ama parayı kimin ödediğini bilmiyordu. Parasız kalınca kölelik yapan kısa bir süre sonra elinde biriktirdiği tüm parayla yine rulete giden Aleksi yine kumar tutkusuna yenik düşmüştü.

İsteği para değil,insanlar tarafından konuşulmak,ilgi görmekti. Para umurunda bile değildi. Yine bir miktar para kazandıktan sonra Hamburg’a giden Aleksi bir gün eski dostu Mister Astley ile karşılaştı. Dostunun ona yeni yaşama başlaması için verdiği parayla kumar tutkusuna,kazanma hırsına yenik düşerek yine rulet oynamaya gitti. Tüm parasını kaybedip dönmeye hazırlanırken cebinden sallanan tek gulden ile yeniden rulet oynamaya karar verdi ve bu sefer kazandı.

Son parasıyla oynuyor olması ona garip hissettirmişti ama ”Yarın her şey bitecek,yarın…” diyerek sonlandı roman.

Aleksi’nin içindeki kumar tutkusu aşkının bile önüne geçerek,hırsları için yaşayan bir adama dönüşmesine neden oldu. Her zaman daha fazlasını isteyen birine dönüştü. Bu aslında yaşantımızda bizim hırslarımıza körkütük bağlanırsak nasıl sonuçlarla karşılaşabiliriz hayat bizden neler alır götürür gösteriyor.

Ben Kumarbaz kitabını ”Acaba sonra neler yaşanacak?” merakıyla elimden düşürmedim,çok severek okudum.

Beni bu kitapla tanıştıran Kumbaravan ailesine çok teşekkür ediyorum.

Diğer Bursiyer yazılarına gitmek için tıklayınız

Ana sayfaya gitmek için tıklayınız

Posted in Bursiyerler, Edebiyat

Benzer Yazılar